TÜRK TARİHİ VE KÜLTÜRÜ
MENÜ  
  TÜRKLER HAKKINDA
  TÜRK DEVLETLERİ
  KURTULUŞ SAVAŞI
  TÜRKLERDE KÜLTÜR VE MEDENİYET
  OSMANLI BAŞKENTLERİ
  BÜYÜK TÜRK ŞAHSİYETLERİ
  TÜRK DÜNYASI
  MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
  TÜRK TARİHİNİN ÖNEMLİ OLAYLARI
  TÜRK TARİH TEZİ
  TÜRKÇÜLÜĞÜN ESASLARI
  TÜRK DEVLETLERİ KURULUŞ VE YIKILIŞLARI
  DEDE KORKUT HİKAYELERİ
  İLETİŞİM
  OSMANLI PADİŞAHLARI
Copyright 2009 - "Onur GÜRMAN'ın Türkler adlı programından alınmıştır"
TÜRKLER HAKKINDA

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

 
     

 

                             


                                          TÜRK ADI

          Türkler, dünyanın en eski, asil, büyük devletler kurup, pek çok ünlü şahsiyetler yetiştiren medenî milletlerinden biridir. Türkler, Nuh peygamberin oğullarından Yâfes'in Türk adlı oğlunun neslindendir.
          "Türk milletinin kökünün dayandığı Türk adındaki insan, insanlığın ikinci babası Nuh Aleyhisselam'ın oğlu Yâfes'in oğlu olan kişidir."
                                                       Mustafa Kemal ATATÜRK

 
          Türk kelimesinin yazılı olarak kullanılması ilk defa MÖ 1328 yılında Çin tarihide "Tu-Kiu" şeklinde görülmektedir.
          Türk adının tarih sahnesine çıkışı MS VI yy'da kurulan Göktürk İmparatorluğu ile olmuştur. Orhun kitabelerinde yer alan "Türk" adı daha çok "Türük" şeklinde gösterilmektedir. Bundan dolayı Türk kelimesini Türk Devleti'nin ilk defa resmi olarak kullanılan siyasi teşekkülün Göktürk İmparatorluğu olduğu bilinmektedir. Göktürklerin ilk dönemlerinde Türk sözü bir devlet adı olarak kullanılmışken, sonrada Türk milletini ifade etmek için kullanılmaya başlanmıştır.
          MS. 585 yılında Çin İmparatoru'nun Göktürk Kağanı İşbara'ya yazdığı mektupta "Büyük Türk Kağanı" diye hitap etmesi, İşbara Kağan'ın ise Çin İmparatoru'na verdiği cevabi mektupta "Türk Devleti'nin Tanrı tarafından kuruluşundan bu yana 50 yıl geçti" hitapları Türk adını resmileştirmiştir.
          Göktürk yazıtlarında Türk sözü daha çok "Türk Budun" şeklinde geçmektedir. Türk Budun'un ise Türk Milleti olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla Türk adı bu dönemlerde bir topluluğun veya kavmin isminden ziyade, siyasi bir mensubiyeti belirleyen bir kelime olarak görülmektedir. Yani Türk soyuna mensup olan bütün boyları ve toplulukları ifade etmek üzere milli bir isim haline gelmiştir.
 
 
TÜRK KELİMESİNİN ANLAMI
          Türk kelimesinin anlamı konusunda, bazı İslam kaynaklarında Türk ve terk kelimelerinin imla benzerliğine dayanılarak Türkler, Kaf dağının ardına terk edilmiş bir kavim olarak açıklanmıştır. Sui-şu adlı Çin kaynağında Türklerin yaşadıkları ülkedeki miğfer biçimindeki dağla ilgili olarak adlandırıldıklarını belirtilmektedir. A.Vambery, Türk kelimesinin türe fiilinden -k ekiyle "türemiş" olduğu görüşündedir.
          Kaşgarlı Mahmut, Türk adının Türklere Allah tarafından verildiğini ve bu kelimenin "gençlik, olgunluk ve kuvvet, kudret çağı" anlamına geldiğini söyler. Ziya Gökalp, töre-türe kelimesinden -k ekiyle yapılmış ve "töreli, nizamlı ve yasa ile düzenlenmiş kavim" anlamına gelen ad olduğunu kabul eder.
          F.W.K. Müller, Uygur metinlerinde Türk kelimesinin "kuvvet ve güç" anlamındaki erk kelimesiyle yan yana anlamı kuvvetlendirmek için kullanıldığını söyler. Von Le Coq, Türk kelimesinin "güç ve kuvvet" anlamı taşıdığını açıklar. W. Thomsen ile Gyula Nemeth bu görüşü benimser. L. Bazin ise kelimenin türe fiilinden geldiğini kabul ederek Vambery'e katılır; aynı zamanda kelimenin "güç ve kuvvet" anlamı taşıdığını söyleyerek de diğer dilcileri destekler; Kaşgarlı Mahmut'tan da ilham alarak Türk kelimesinin Törük > Türük > Türk biçiminde değişime uğrarken anlam bakımından da "türemiş, gelişmiş, gelişip olgunlaşmış" şeklinde geliştiği görüşünü benimser.
          Genel olarak Türk demek, güçlü, kuvvetli manasında kabul edilir.
 
 
TÜRK SOYU
          Türk soyu, tarihin erken çağlarında Orta Asya'da ortaya çıkarak, doğuda Kadırgan dağlarından, batıda Orta Tuna havzasına; güneyde Hindistan, İran ve Mısır'dan, kuzeyde Lena Irmağı'nın mansabına ve Volga ırmağı'na katılan Kama Irmağı havzasına kadar uzanan geniş bölgeye yayılmıştır. Bugün bu bölgenin asli ve hakim unsurudur.
          Kafatası biçimi bakımından brakisefal nitelik gösterirler. Yüz genellikle geniş ve düz görünüştedir. Kaş kemerini meydana getiren kemik düz olarak gelişmiştir. Göz çukuru nispeten dar ve küçük olmakla birlikte mongoloid ırkta olduğu gibi göz kapağı gergin ve çekik olmadığı için Türkler badem gözlüdür. Göz rengi çeşitlidir. Elmacık kemiği gelişmiş olmasına rağmen mongoloid ırktaki gibi çıkık değildir. Kulaklar yatıktır. Sakal ve bıyık ne ön Asya Ari kavimlerinde olduğu gibi teni karartacak kadar sık, ne de mongoloid ırktaki kadar seyrektir. Saç, sakal ve bıyık renkleri açık kumraldan siyah renge kadar çeşitlilik gösterir.
 
 
TÜRKLERİN ANAYURDU
          Yeryüzünde 350 milyonu aşan sayıları ile çok geniş bir bölgeye yayılan Türklerin ilk anayurdu'nun tespiti birçok bilim adamını asırlarca meşgul eden büyük bir konu olmuştur. Bilim adamları ve araştırmacılar yaptıkları çalışmalar sonucu Türklerin ilk Anayurdu ile ilgili bir çok iddialar ortaya atmışlardır.
         -Tarihçiler, Çin kaynaklarına dayanarak Altay Dağları'nı,
         -Etnologlar, İç Asya'nın kuzey bölgelerini,
         -Dil araştırmacılar, Altayların veya Kingan Dağları'nın doğu ve batısını,
         -Kültür tarihçileri, Altay - Kırgız Bozkırları arasını,
         -Sanat tarihçileri, Kuzeybatı Asya sahasını,
         -Antropologlar ise Kırgız Bozkırı - Tanrı Dağları arasını ilk Türk Anayurdu olarak iddia etmişlerdir.
          Bütün bu araştırmalara göre ilk Türk yurdunun kesin sınırlarını çizmek mümkün olmamaktadır. Zira Türklerin ilk zamanlardan itibaren çok geniş bir sahaya yayılmaları bu tespitte güçlük çıkartmaktadır.
          Bununla beraber son yıllarda yapılan dil araştırmaları ve yukarıda yapılan çalışmalar göz önüne alındığında , ilk Türk yurdunun "Altay Dağları'ndan, Urallara kadar uzanan, Hazar Denizi Kuzeydoğu Bozkırlarından, Tanrı Dağları'nı kapsayan çok geniş bir bölge" olduğudur.
          Tarihi akış içerisinde meydana gelen göçler sonucu Anayurtları'ndan çok uzak mesafelere ve geniş bir coğrafyalara yayılan Türkler, bugün Balkanlar'dan doğuya Çin Seddi’ne, Kuzeyde Sibirya Bozkırları'ndan Güneyde Horasan, Afganistan, Tibet'e kadar olan bölgeleri yurt tutmuşlardır.








 

 

 


HABER  
   
Reklam  
   
TARİHTE BUGÜN  
  ************************ internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.  
ONLİNE DÖVİZ  
   
HAVA DURUMU  
   
GÜNÜN SÖZÜ  
   
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
toplist